About Ari Sarkis Alpert

Born in Manhattan, New York, in 1975, Ari Alpert’s early life was shaped by a nomadic childhood spanning New York, London, and Istanbul. He received his formal training in fine arts at the School of the Museum of Fine Arts (SMFA) in Boston, initially working across photography, ceramics, and sculpture before establishing a deeply specialized practice in relief printmaking, etching, lithography, and serigraphy—frequently experimenting with industrial substrates like Komatex and linoleum.

AYSEL GÜREL 90. DOĞUM GÜNÜ sergi ari alpert



AYSEL GÜREL SERGİSİ

8-17 Şubat 2019

[mecra] salon


Açılış Kokteyli

8 Şubat Cuma

20.00


Bu özel sergi; Aysel Gürel 90. Doğum Günü Kutlaması | #olaylı davetiyle bir grup sanatçının sergiye özel çalışmalarının bir araya gelmesiyle oluştu.


Açılış Kokteyli 8 Şubat Cuma Günü 20.00'de [mecra] salon'da olacak.


Gecenin devamı [mecra]'nın en üst katında gerçekleşecek gösterim, konserler ve after party ile devam edecek.


Sergi, Aysel Gürel'in aramızdan ayrıldığı gün olan 17 Şubat'ta kapanacaktır.


----


• İşleri Sergilenecek Sanatçılar •


Ece Ağırtmış

Ari Alpert

Deniz Altaş

Ece Beken

Maya Bora

Cem Haşimi

Emre Karacan

Efe Karadağlı

Başak Karafaki

Olgun Kaşıkçı

İdil Keysan

Zeynep Mar

Ayşe Deniz Şahin

Sadi Tekin

Pınar Ulus

Gamze Yalçın

----

*Sergide yer alan işler satışa sunulacaktır.

----

[mecra] salon

kat 1




Aysel Gürel’in 90. doğum günü, Kadıköy Mecra’da kutlanacak. Türkçe popun altın yıllarına damgasını vuran Aysel Gürel’in 90. doğum günü, Kadıköy’ün eğlence ve etkinlik mekânı Mecra’da kutlanacak. Mecra’nın davetiyle 16 sanatçı, Aysel Gürel’in doğum gününe özel işler hazırladı. 8 Şubat’ta başlayacak olan sergi, Aysel Gürel’in ölüm günü olan 17 Şubat’a kadar devam edecek. 8 Şubat’ta düzenlenecek olan etkinlikte alternatif müziğin tanınmış isimleri Ceren Gündoğdu, Güneş Özgeç, Selin Sümbültepe ve Nilipek. Aysel Gürel’in akıllara kazınan şarkılarını seslendirecek. Sanatçıların konserinin ardından Discolog ve Q-BRA kabine geçecek. Sergide özel işleri sergilenecek olan sanatçılar şöyle: Ece Ağırtmış, Ari Alpert, Deniz Altaş, Ece Beken, Maya Bora, Cem Haşimi, Emre Karacan, Efe Karadağlı, Başak Karafaki, Olgun Kaşıkçı, İdil Keysan, Zeynep Mar, Ayşe Deniz Şahin, Sadi Tekin, Pınar Uslu, Gamze Yalçın. Sanatçıların sergideki işleri satın alınabilecek. Etkinliğin programı şöyle: 20.00: Aysel Gürel sergisi 21.30: Arşivden görüntüler Aysel şarkıları 22.30: Ceren Gündoğdu, Güneş Özgeç, Selin Sümbültepe ve Nilipek. After party 23.30: Discolog ve Q-BRA









AYSEL GÜREL KİMDİR? 7 Şubat 1928’de Denizli‘de dünyaya geldi. Babası Ali Rıza Gürel, savcıydı ve dönemin saygın isimlerinden biriydi. Çocukluğu Cumhuriyet‘in ilk yıllarında dört katlı bir Rum konağında geçen Gürel’in ailesi kültüre ve sanata büyük önem veriyordu. Gürel çifti Cumhuriyet balolarının da vazgeçilmez isimlerindendi. Babasının görevi dolayısıyla daha sonra Trabzon‘a taşındılar. Aysel Gürel sanat dünyasına ilk adımını henüz 15 yaşındayken Trabzon Halk Evi’nde attı. Daha sonra kendisiyle yapılacak olan bir röportajda konuyla ilgili olarak şunları söyleyecekti: Lise yıllarında da oyunculuk tutkusu devam eden Gürel, klasik tiyatro eserlerinin sahne uyarlamalarında rol aldı. Bir oyununda İsmet İnönü de izleyicilerden biriydi. Zaman içinde oyunculuk sevgisi yerini edebiyata ve şiire bıraktı. Ahmet Hamdi Tanpınar, Faruk Nafiz Çamlıbel, Ahmet Haşim, Pablo Neruda‘dan etkilenen Gürel, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi bölümünü kazandı. Mezuniyetinin ardından edebiyat öğretmeni olarak görev yapmaya başladı. Bir süre sonra gazeteci Vedat Ebrem‘le hayatını birleştirdi. 21 Haziran 1954‘te ilk çocukları Müjde Ar, gerçek adıyla Kâmile Suat Ebrem dünyaya geldi. 1957 yılında Gürel ikinci çocuğuna yedi aylık hamileyken eşinden boşandı. Mehtap Ar‘ın doğmasıyla birlikte iki kızıyla birlikte kendisini zorlu bir yaşam mücadelesinin ortasında bulan Gürel, bilinen marjnal tavırlarının aksine oldukça disiplinli bir anneydi. Kızlarını yetiştirirken kendi doğrularını farklı yollarla onlara göstermeye çalışan sanatçının anneliğiyle ilgili olarak Müjde Ar şunları söyleyecekti: İki kızını tüm zor koşullara rağmen başarılı bireyler olarak yetiştiren, bu dönemde hayatına hiç erkek almayan, oldukça mazbut bir hayat süren Gürel, yemek parasını denkleştirmekte zorluk çekiyor ancak çocuklarına da edebiyat sevgisini aşılamak için çaba gösteriyordu. Çünkü kızlarının kitap okuması, doğru ve yeterli beslenmeleri kadar önemliydi sanatçı için. Aysel Gürel; Sezen Aksu, Sertab Erener ve Nilüfer gibi Türk pop müziğinin en önemli isimlerinin seslendirdiği birçok şarkıya söz yazarı olarak imza attı. Gürel, iki aydır boğuştuğu akciğer kanseri nedeniyle tedavi gördüğü Metropolitan Florence Nightingale Hastanesi’nde hayata gözlerini yumdu. 80 yaşında hayatını kaybeden sanatçı ardında bıraktığı eserleriyle ölümsüzdür. 1957 yılında Gürel ikinci çocuğuna yedi aylık hamileyken eşinden boşandı. Mehtap Ar‘ın doğmasıyla birlikte iki kızıyla birlikte kendisini zorlu bir yaşam mücadelesi geçirdi. Aysel Gürel marjnal ve renkli tavırlarının aksine annelik konusunda son derece disiplinliydi. Türk pop müziğinde hit olmuş şarkıların bestecisi olarak bilinen Aysel Gürel’in ölümünden sonra evinde yirmi binin üzerinde şarkı sözü bıraktığı bilinmektedir. Bu sözlerden biri ise ölümünün ardından Aysel Gürel’in evini kiralayan kiracı sayesinde Tarkan’a iletilip albümde çıkış şarkısı olan “Sevdanın Son Vuruşu” isimli şiirdir. Aysel Gürel “Firuze”, “Değer mi”, “Sarışınım” gibi birçok şarkıya söz yazarlığı yapmıştır. Aysel Gürel'in söz yazdığı şarkılar; Sezen Aksu, Tarkan, Yonca Lodi, Nükhet Duru, Zerrin Özer, Nilüfer ve Burcu Güneş başta olmak üzere birçok sanatçı tarafından yorumlanmıştır. Ünlü sanatçının yine sanatçı olan kızları Müjde Ar ve Mehtap Ar annelerinin hayata gözlerini yummasının ardından vasiyetini dile getirdi. Mehtap Ar, Aysel Gürel'in vasiyetini şöyle sundu, “Annemin vasiyeti şuydu, tüm kadınlara söyle; bilsinler ki ben 80 yaşıma kadar çalıştım ve dimdik ayaktayım. Çalışmak ve ayakta kalmak güç ama ben başardım, tüm kadınlar da başarabilir."










OSMAN PRODUCTIONS 16th anniversary Party @ Gizli Bahçe


 

 

Line-up:

Bang!
Burax
Disc Jockey Ari
Ranza
Y.UNAN

https://www.facebook.com/buraxmusic/
https://www.facebook.com/CansuAybarOfficial/
https://www.facebook.com/DiscJockeyAri/
https://www.facebook.com/YesimUnanOfficial/
https://www.facebook.com/djranza/

Osman Productions 1 Şubat Cuma gecesi yine kendine özgü stiliyle 16.yılını kutlarken sizleri bu garip ama gerçek gecenin parçası olmaya davet ediyor.

OSMAN PRODUCTIONS ilk adımlarını 2000'li yıllarda, uzun ve ince yollarda atmaya başladı… Yürüdükçe büyüdü, çeşitlendi, kalabalıklaştı.İstanbul'un en hatırı sayılır klüplerinde düzenledikleri görsel sanatları ve elektronik müziği birleştiren çok katmanlı partileriyle şehre nam saldı..

Osman, aslında bir isim ve OSMAN PRODUCTIONS için de bir takma isim. Fakat öyle ki sokaktaki boyacıdan, meclisteki milletvekiline kadar her yerde duyulabilen, rastlanabilen bir isim… Tam burada OSMAN bir duruma da karşılık geliyor. Takma isim olmaktan çok her yere sızabilen, hepimizin içinden zaman zaman dışarı taşabilen, her yerde olabilen bir gülünç beceriksizlik,şaşkın ve dehşet içinde ama serin bakışlarla tanığı olduğu sahnelerin içinde süzülen bir hayali kimlik gibi…

Osman ismine rastlanabilen anların çeşitliliği gibi OSMAN PRODUCTIONS da ana akımdan, alt kültürden, aralardan ve derelerden geçen, hayallerden, gerçeklerden, müzikten ve her türlü imgeden, sokak sanatı, iğne oyası, tığ işi gibi pek çok çeşitte alandan beslenen ve tüm bu alanlarda etkin üretimine devam eden, herkesi de üretime ve devam etmeye teşvik eden bir oluşum.

Osman Productions 1 Şubat Cuma gecesi yine kendilerine özgü stiliyle müdavimleriyle kavuşup gizli bahçeyi 16 yılında şenlendirecek.

37. Grafik Tasarım Ödülleri’nin Kazanan İşleri

Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu tarafından düzenlenen 37. Grafik Tasarım Sergisi ile birlikte yılın en iyi grafik tasarım çalışmaları da ödüllendirildi.

1978’de Grafikerler Meslek Kuruluşu ismiyle kurulan Grafik Tasarımcılar Meslek Kuruluşu, reklam ajansları ve tasarım stüdyolarının yaratıcı kadrolarındaki grafik tasarımcılardan akademisyenler ve öğrencilere uzanan üyeleriyle grafik tasarım alanında çalışmalar yürütüyor. Grafik tasarımın gelişmesi, bu alanda üretenlerin iletişim kurması ve mesleki haklarının korunması gibi temel amaçlar belirleyen GMK, her yıl düzenlediği Grafik Tasarım Sergisi ile bir seçki organize ederek 37. Grafik Tasarım Ödülleri dahilinde eser sahiplerini ödüllendiriyor.Grafik Tasarım Sergisi, Karaköy’de TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nin ev sahipliğinde 9 Kasım’da açıldı. Sergiyle birlikte de ödül alan çalışmalar duyuruldu. Bigumigu’nun da basın sponsoru olarak destek verdiği etkinlik kapsamında 28 kategori ödülü ve 9 özel ödül sahiplerini buldu. 426 tasarımın başvurduğu yarışma ve sergi, 18 Kasım’a dek ziyaret edilebilir.Başarı ödüllerini incelemek ve detaylı bilgi almak isterseniz burayı ziyaret edebilirsiniz.

 Source: bigumigu

 

 

OSMAN Productions: Peyote night!

Line-up:

BANG!
Burax
Disc Jockey AriVisuals: Buke / OSMANOSMAN PRODUCTIONS ilk adımlarını 2000'li yıllarda, uzun ve ince yollarda atmaya başladı… Yürüdükçe büyüdü, çeşitlendi, kalabalıklaştı.

Osman, aslında bir isim ve OSMAN PRODUCTIONS için de bir takma isim. Fakat öyle ki sokaktaki boyacıdan, meclisteki milletvekiline kadar her yerde duyulabilen, rastlanabilen bir isim… Tam burada OSMAN bir duruma da karşılık geliyor. Takma isim olmaktan çok her yere sızabilen, her yerde olabilen bir gülünç beceriksizlik,şaşkın ve dehşet içinde ama serin bakışlarla tanığı olduğu sahnelerin içinde süzülen bir hayali kimlik gibi…

Osman ismine rastlanabilen anların çeşitliliği gibi OSMAN PRODUCTIONS da ana akımdan, alt kültürden, aralardan ve derelerden geçen, hayallerden, gerçeklerden, müzikten ve her türlü imgeden, sokak sanatı, iğne oyası, tığ işi gibi pek çok çeşitte alandan beslenen ve tüm bu alanlarda etkin üretimine devam eden, herkesi de üretime ve devam etmeye teşvik eden bir oluşum.

Osman Productions 17 kasım cumartesi gecesi yine kendilerine özgü stiliyle müdavimleriyle kavuşup peyoteyi şenlendirecek.

 

Disc Jockey Ari – NOH Radio – ALL FOR HEIDI dj set @Gizli Bahçe

ALL for HEIDI Geçtiğimiz aylarda bir süredir kanserle mücadele eden dostumuz Heidi’nin tedavisine destek olmak amacıyla onlarcamız aynı kabinde, yüzlercemiz aynı mekanda buluşup hep beraber dans ettik. Ortaya çıkan inanılmaz sinerji meyvelerini her anlamda verdi. Şahit olduğumuz bütünlük, paylaşım ve sevgi tufanı için müteşekkiriz. Çok kritik bir durumdan dönüp, tamamen iyileşme yolunda emin adımlar atmaya başlamış olan sevgili dostumuz Heidi’nin tedavisinin sürmesi gerekiyor.

Indigenous apocalypse by Ari Alpert

Indigenous apocalypse, decimated forest, the Winter of our discontent's upon us
Desolate apostles, left with Strongbow at the crossroads
We are nothing but an eating mouth, oesophagus, colossal
We won't stop until we've beaten down the planet into pellets
Before the interstellar mission to inflict more terror
It's killing me, it's killing me, it's filling me, I'm vomiting, it's still in me
Everything is fine really, silly me
Poor kids shot dead, poor kids locked up
Poor kids saying, "This is the future that you left us?"
Stopped up lunch meat, processed, punch from an unclean fatcat
Tasty, tasty poison
Carcinogenic, diabetic, asthmatic, epileptic, post-traumatic, bipolar and disaffected
Atomised, thinking we're engaged when we're pacified
Staring at the screen so we don't have to see the planet die

What we gonna do to wake up?
We sleep so deep, it don't matter how they shake us
If we can't face it, we can't escape it
But tonight the storm's come

She's screaming, she's screaming
The drones turned her beautiful boy into a pile of bones
No body to bury, nobody is home
Running from war, the boat's full, the boat's sinking a mile off shore
No beds in the hospitals, our minds are against us
Imagine your daughter was gunned down defenceless on her way to school
There'd be uproar
But she's collateral damage, it doesn't matter
Now if our kids are fine, that's enough for us
You can't love into a vacuum, there's got to be a limit
Welcome to the biggest crime that's ever been committed
You think you and I are different kinds, you're caught up in specifics
You and I apart are easier to limit
The illusion's so complete it's impossible to bring it into focus
Cinematic stock footage, you think people are locusts
Uniform men keep unleashing explosives

What we gonna do to wake up?
We sleep so deep, it don't matter how they shake us
If we can't face it, we can't escape it
But tonight the storm's come

Tunnel vision, tunnel vision
Work, drinks, heartbreak
You can't face the past, the past's a dark place
Can't sleep, can't wake, sitting in our boxes
Notching up our victories as other people's losses
Another day, another chance to turn your face away from pain
Let's get a takeaway
And meet me in the pub a little later, we'll say the same things as ever
Life's a waiting game
When we gonna see that life is happening?
And that every single body bleeding on its knees is an abomination
And every natural being is making communication
And we're just sparks, tiny parts of a bigger constellation
We're miniscule molecules that make up one body
You see the tragedy and pain of a person that you've never met
Is present in your nightmares, in your pull towards despair
And the sickness of the culture, and the sickness in our hearts
Is a sickness that's inflicted by this distance that we share
Now, it was our bombs that started this war
And now it rages far away
So we dismiss all its victims as strangers
But they're parents and children made dogs by the danger
Existence is futile, so we don't engage
But it was our boats that sailed, killed, stole, and made frail
It was our boots that stamped
It was our courts that jailed
And it was our f' banks that got bailed
It was us who turned bleakly away
Looked back down at our nails and our wedding plans
In the face of a full-force gale, we said
"Well, it's not up to us to make this place a better land
It's not up to us to make this place a better land."
Justice, justice, recompense, humility
Trust is, trust is something we will never see
Till love is unconditional
The myth of the individual has left us disconnected, lost, and pitiful
I'm out in the rain
It's a cold night in London
And I'm screaming at my loved ones to wake up and love more
I'm pleading with my loved ones to wake up and love more

Kate Tempest: Tunnel vision
Ari Alpert: Mixed media
twothousandandeighteen
https://www.youtube.com/watch?v=z4qGLDkK9TA