Sanatçı Ari Alpert, Artiade 2026 Sanat Olimpiyatları’nda


Sanatçı Ari Alpert, Artiade 2026 Sanat Olimpiyatları’nda Türkiye’yi Temsil Edecek!




Multidisipliner sanatçı Ari Alpert’in otorite, kamusal alan sınırları ve beden politikaları üzerine uzun yıllardır titizlikle geliştirdiği düşünsel pratiğinin bir uzantısı olan “Yatak Barikat” (Bed Barricade) isimli heykeli, bu yıl(2026) kasım ayında İspanya’nın Valencia kentinde düzenlenecek olan dünyanın en saygın merit-tabanlı sanat etkinliklerinden Artiade 2026 Sanat Olimpiyatları‘na (Olympics of Art) resmi olarak kabul edilmiştir. Sanatçı, bu önemli platformda Türkiye’yi gururla temsil edecek. “Yatak Barikat” (Bed Barricade)
“Yatak Barikat” hakkında kısa özet:
Eser, İstanbul sokaklarında kamusal alanı kısıtlamak amacıyla kullanılan ikonik mavi polis barikatlarının, askeri bir disiplinle katlanmış ev tipi bir yatağa dönüştürülmesiyle ortaya çıkmıştır. Bireyin en kırılgan hali ile devlet otoritesinin en sert araçlarını aynı formda buluşturan heykel, izleyiciyi temel bir soruyla baş başa bırakmaktadır: “Bir toplumu korumak için gerçekten barikatlara mı, yoksa yataklara mı ihtiyacımız var?”
Artiade – Olympics of Art hakkında:
Artiade – Sanat Olimpiyatları, dünyanın liyakat esasına dayalı tek uluslararası sanat sergisidir. Dünyanın dört bir yanından yüzlerce sanatçıyı, sanatsal mükemmeliyeti kutlayan iki yılda bir düzenlenen bir bienal kapsamında bir araya getirir. Her iki yılda bir farklı ev sahibi şehirlerde gerçekleştirilen Artiade’de sanatçılar, kimliklerinin jüri tarafından bilinmediği bir değerlendirme süreciyle seçilir. Böylece katılımı belirleyen tek ölçüt sanatsal nitelik olur.
Bu yaklaşım sayesinde Artiade, sanatçıların kültürlerinin tüm çeşitliliğini özgürce temsil etmelerine olanak tanır. Belirlenmiş temalar yoktur, galeri temsilciliği şartı aranmaz, siyasi atamalar söz konusu değildir. Eserler yalnızca sanatsal başarı ve kalite temelinde değerlendirilir; böylece hem yükselen hem de yerleşik sanatçılar için eşit fırsatlar yaratılır.
Ortaya çıkan sonuç, yalnızca sanatsal liyakate göre seçilmiş, çağdaş küresel sanatın gerçek ve kapsayıcı bir kesitidir.

🚧👮‍♂️ Tam 25 yıllık bir sanatsal inat… Türkiye’de gösterecek galeri bulamadım belki ama vazgeçmedim; o hayal sonunda gerçeğe dönüştü! 🔥 @artiade.exhibition


Türkiye’deki siyasi koşullar, bitmek bilmeyen yasaklar, her 8 Mart’ta, her Onur Yürüyüşü'nde etrafımızı saran, bizi göçe zorlayan o demir barikatlar… İşte o sokaklardan doğan yatak barikatı heykelim, Valencia’daki Artiade 2026 Sanat Olimpiyatları’na Türkiye' yi temsil ederek kabul edildi! 25 senedir içimde biriken bu hikayeyle Kasım’da ülkemi temsil edeceğim için çok heyecanlıyım. Barikatları sanatla aşacağız!
AriAlpert #Artiade2026 #ArtiadeValencia #YatakBarikat #ArtOlympics.
..
After 25 years of persistence, the dream is real. Living in a nation surrounded by barricades—where Women’s Day and Pride marches are constantly blocked, pushing so many of us toward immigration—inspired this piece. For two decades, political circumstances kept me from making it. Now, my bed barricade sculpture is officially selected for Artiade 2026 in Valencia! Beyond thrilled to represent Turkey this November. We break boundaries through art! 🖤✊🏼🏳️‍🌈🏳️‍⚧️ …….
Yatak Barikat (Bed Barricade)
Yatak Barikat, Kamusal alanda kontrol ve düzeni sağlamak amacıyla kullanılan mavi polis barikatlarının, askeri bir disiplinle katlanmış bir yatağa dönüştürülmesiyle ortaya çıkan bir heykeldir. Yanı başındaki kelepçeler, iktidarın her an devreye girebileceğini hatırlatırken; yatağın kendisi dinlenme, korunma ve kırılganlık fikirlerine alan açar.
Bu çalışma, protestonun ve toplumsal itirazın şiddet içermeden de var olabileceğini savunur. Engelleyen, ayıran ve baskılayan bir nesne olan barikat, burada tersyüz edilerek bedenin temas ettiği ve korunmaya ihtiyaç duyduğu bir yüzeye dönüşür. Böylece iktidar, kaba kuvvet üzerinden değil; özen, sorumluluk ve empati kavramları üzerinden yeniden düşünülür.Yatak Barikat, kamusal düzenin bedene nasıl temas ettiğini sorgular. Bireyin en kırılgan hali ile devletin en sert araçları aynı formda buluşur. Seyirci ise şu soruyla baş başa bırakılır: Bir toplumu korumak için gerçekten barikatlara mı, yoksa yataklara mı ihtiyacımız var?