Belki de Halı Atölyesi’ni bugün bu kadar güçlü kılan şey, yalnızca ne yaptığı değil; neyi, hangi tarihsel anda yapabildiği. O dönemin sağladığı boşluklar, tolerans alanları ve henüz sertleşmemiş sınırlar, [Gülçin] Aksoy’un sezgisel olarak kurduğu pedagojik yapıyla birleştiğinde, bugün geriye dönüp bakıldığında neredeyse istisnai görünen bir deneyim ortaya çıkıyor. Bu nedenle Halı Atölyesi, yalnızca bir eğitim modeli olarak değil, belirli bir zamanın imkânlarıyla şekillenmiş bir özgürlük alanı olarak da düşünülmeli. [...]”* “90’lardan Beri Halı’dayız”, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Resim Bölümü’ne bağlı Halı Atölyesi’nin sanat eğitimi ve üretimine yaklaşımını keşfe çıkıyor. Salt Beyoğlu’ndaki sergi, Pazartesi hariç her gün ücretsiz ziyaret edilebilir. *Başak Eylül Çimen’in “Sanatatak”ta yayımlanan “Bir Halı Atölyesi Hayatınızı Değiştirebilir mi?” başlıklı yazısından alıntı